| Ağaç
Giderim ben yol sıra yavlak uzanmış bir ağaç Böyl’uzamak ne manâdır çünkü bu dünya fânîdir Böyle lâtif beziniben böyle şirîn düzünüben Ağaç karır devrân döner kuş budağa birken konar Bir gün sana zevâl ere yüce kaddin ine yere Er sırrıdır sırrın senin er yeridir yerin senin Yunus Emre sen bir nice eksikliğin yüz bin onca |
|
Yunus Emre |
EYLÜL SONU
Günler kısaldı. Kanlıca’nın ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbalarları.
Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa…
Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa…
İçtik bu nadir içki’yi yıllarca kanmadık…
Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!
Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
Lakin vatandan ayrılışın ıztırabı zor.
Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile,
Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile.
Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!
Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!…



